NEDEN? BAŞARISIZLIK SADECE ANTRENÖRLERLE SINIRLANIR?
Eklenme Tarihi: 13.12.2008
Ülkemizde saha sonuçlarına bakılarak, ya da bazı kimlik sorunu olan sporcuların basınla iş birliği yapması, yanlış bazı bilgileri dışarı sızdırması ile oluşturulan kamuoyuyla birlikte ,gömlek yakalarına takılı mikrofonları ile masa başı futbol hakim ve savcıları antrenörleri asmakta veya kurşuna dizmektedirler.Yönetimlerde kısa süreli seçilmişlikleri nedeniyle kısa süreli planlamalar ile başarıyı yakalama istekleri onlarda kaygı yaratmakta kaygıda hatalı davranışlar yapmalarına neden olmakta ve tüm çözümü diğer gruplar gibi antrenörün kurşuna dizilmesinde bulmaktadırlar.
Peki, hiç mi? Antrenörlerin bir suçu yok. Antrenörler her zaman haklı mıdır? Hayır, hiç kimse bu şekilde düşünmemelidir. Antrenörlerinde eksikleri, hataları, yanlış stratejileri olacaktır.Ancak önemli olan aynı işi birlikte yapan grupların (sporcular,yöneticiler,profesyonel kişiler,antrenörler,teknik yardımcılar ,doktor,masör v.b) hepsinin de hatalarını kabul etmeleridir.Ülkemizde başarısızlık değerlendirilirken her şeyi antrenörün sepetine doldurmak bir alışkanlığa dönüşmüştür.
Antrenörlük zor bir zanaata dönüşmüştür. Saha sonuçları dışında kendi meslektaşlarının etik olmayan rekabete yönelik davranışlarına da muhatap olabilmektedir.
Antrenör;
—Ülkesinde yabancı antrenörlerle rekabet etmelidir,
—Saha sonuçları başarılı olmalı aksi durumda aşırı eleştiriye karşı ve işini kaybetme gerçeğine hazır olmalıdır.
—Kendi meslektaşları ile rekabet edecek bunun yanı sıra etik olmayan davranışlar sergileyen “Antredönerlerin “ ihanetleri ile de mücadele etmelidir.
Tüm bunlara rağmen antrenörler ,Amerikan futbolu antrenörlüğü yapan Bill Parcells’in dediği gibi “Acımasızca dürüst olmalıyız” sözünü hep hatırlarında tutarak;
—Kendimize
—Sporcularımıza ve
-Topluma karşı acımasızca dürüst olmalıyız.Antrenör önce insandır sonra iyi bir lider ve savaşcıdır.
İtalyan ressam Karavaço’nun dediği gibi “Alçakgönüllülük ,gururdan üstündür.”